• Can Duru

Duyuların İnterneti: İşitme Teknolojisi

Bu yazımızda önceki yazımızda bahsettiğimiz duyuların interneti teknolojisinden konuşmaya devam edeceğiz ve bu sefer dijital aromayı yani dijital işitme duyumuzun gelecekteki yerini keşfedeceğiz.


Serimizin önceki yazılarında sırasıyla duyuların internetinin koklama ve tatma teknolojileri üzerine konuşmuştuk. Şimdiyse duyuların interneti (IoS) kapsamında duyma teknolojileri üzerine odaklanacağız.Bugünlerde birileri gelip bir tanıdığınızın sesini taklit etse bunun gerçek olup olmadığını kolayca ayırt edebilirsiniz. Teknoloji ilerledikçe taklit edilen sesleri ayırt edemeyebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz? 2030 yılına kadar bir mikrofon kullanarak sesler doğal bir şekilde taklit edilebilir hale geleceği öngörülüyor.

Duyuların interneti ile diğer teknolojilerin birleşimi
Duyuların interneti ile diğer teknolojilerin birleşimi

Duyuların interneti; yavaş yavaş yapay zekâ (AI), sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), 5G ve otomasyon gibi teknolojilerle birlikte kullanılmaya başlıyor. Gelişmekte olan teknolojileri erkenden benimseyen kullanıcılar, 2030 yılına kadar ekran temelli deneyimlerin, gerçeklikten neredeyse ayrılamayacak olan çok duyulu deneyimlerle giderek kendilerini teknolojinin dünyasına kaptıracaklarını düşünüyor.


Artırılmış Gerçeklik ile Duyuların İnternetinin Birleşimi

Ericsson ConsumerLab’ın araştırmalarına göre, dünyadaki akıllı telefon kullanıcılarının yarısı, 2025 yılına kadar neredeyse hepimizin modaya uygun artırılmış gerçeklik (AR) gözlükleri takacağımızı ve telefonlarımızı artık ikinci plana alacağımızı tahmin ediyor. Araştırmacılara göre, 2023 yılında telefon trendinin son bulabilir ve artırılmış gerçeklik ile çalışan gözlük trendi ortaya çıkabilir. Şirketler bu teknolojinin geliştirilmesi için ortaklıklara başladı. Örneğin Facebook ile Ray-Ban’ın bir ortaklığa giderek artırılmış gerçeklik gözlüklerini geliştirmek için bir ekip oluşturdu.


Tahminlere göre; Facebook ve RayBan ortak olarak, 2023 ile 2025 yılları arasında Orion adı verilen giyilebilir cihazı piyasaya sürmeyi planlıyor. Orion’un, aramaları yanıtlamak, kullanıcıların diğer insanlara video göndermeleri gibi birçok özelliği barındırması bekleniyor. Orion’un nasıl kontrol edileceğine baktığımız zamansa her şeyin sesle bir şekilde ilgili olduğunu görüyoruz.

Orion’a ait bir görsel
Orion’a ait bir görsel

Kullanıcıların bu gözlüklere ek olarak yabancı dilleri anında çevirebilen giyilebilir cihazların geliştirilmesi konusunda da beklentileri olabiliyor. birçok girişimde bulunuluyor ancak henüz istenebilen seviyeye ulaşabilmiş değil. Gerçek zamanlı dil çevirme imkanı sunan Amazon Echo ve Echo Dot akıllı hoparlörleri bu girişimlere örnek olarak gösterebiliriz. Yakın gelecekte ise bu teknolojilerin Alexa gibi yapılardan çıkarak giyilebilir cihazlara entegre edilmesi planlanıyor. Duyularının internetinin geliştirilmesiyle birlikte bulunduğumuz ortamdaki sesleri kontrol etmemize ve kokuyu, tadı, dokuları ve sıcaklığı dijital olarak deneyimlememizi sağlayacak teknolojiler için çalışılıyor.

Anında çeviri yapabilmesi için geliştirilen bir cihaz
Anında çeviri yapabilmesi için geliştirilen bir cihaz


Sesleri Kontrol Edebilen Duyuların İnterneti Yakınımızda

2030’a kadar tüm duyularımızı çevrimiçi olarak kullanmamız bekleniyor. Birbirimizi nasıl dinlediğimiz, nasıl konuştuğumuz ve nasıl anladığımızın büyük bir dijital entegrasyonla birleşmek üzere olduğunu unutmamak gerekiyor.


Kulaklarımız; rahatlatıcı melodiler, tren sesleri veya gece yarısı parti yapan gürültülü komşular gibi seslere maruz kalıyor ve maruz kaldığımız bu sesler bizi rahatsız edebiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bunun değişmesi ve 2030’a kadar kullanıcıların duyma duyularının kontrolünün tamamen kendi ellerinde olması bekleniyor. Böylece bizi rahatsız eden şeyleri kontrol edebileceğiz ve istediğimiz şeyleri duyup istediğimiz şeyleri duymama hakkına sahip olabileceğiz. Hatta tahminlere göre duyuların internetinin daha da geliştirilmesiyle birlikte sadece duyduklarımızı değil, aynı zamanda başkalarının bizden duyduklarını da kontrol edebileceğiz.


Dillerin Kusursuz Çevirisi

Duyuların interneti ile hayatımıza girecek olan yeni teknolojiler, seslerin hangi dillerde ve nasıl karşımıza çıkacağını kontrol edebilmemizi sağlayabilir. Aslında böylece iş dünyasında birçok kişinin ilerleme kaydetmesine engel olan dil problemi de ortadan kalkabilir. Belki çok iyi bir siber güvenlik uzmanı olup, yabancı dil bilmediğiniz için kendinizi gösteremiyor olabilirsiniz. Ancak 2030’a kadar kulağımıza koyduğumuz küçücük bir teknoloji sayesinde bu engeli tamamen ortadan kaldırabilir ve yeteneklerimizin önünü açmayı başarabiliriz.


Duyuların internetinin duyma üzerindeki etkisi bununla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda kullanıcıların dünyadaki herhangi bir kişiyi herhangi bir dilde aramasına ve başka birinin sesini taklit etmesine olanak tanıyan bir cihaz olması bekleniyor. Böylece örneğin polis bir suçluyu arıyorsa ancak ortakları onu elevermediği için bulamıyorsa, polisler ortaklarının sesini taklit ederek suçluyu yakalayabilir. Bu taklit edilen sesin kulağa o kadar gerçekçi geleceğine inanıyorlar ki aile üyelerini bile kandırabilir ve aynı sizin sesiniz gibi ses çıkarabilirler.

Kulağımızın arkasına yerleştirilen küçük bir çip
Kulağımızın arkasına yerleştirilen küçük bir çip

Yakın bir gelecekte duyuların internetinin geliştirilmesi ve insanlara sunulmasıyla birlikte şu anki dünyamızda sorun olarak görülen duyma engelini de teknoloji ve sağlık alanının iş birliği ile ortadan kaldırmamız mümkün olabilir. Eğer bizi rahatsız eden komşumuzun sesini bu geliştirilen teknoloji ile engelleyebiliyorsak, neden duyma engelli bir insanın duymasını sağlayamayalım? Duyuların interneti üzerine düşündüğümüz zaman dijital bir kokunun, dijital bir sesin hayatımızı büyük oranda değiştirebileceğini, hatta duyma engeli, görme engeli gibi önemli sağlık sorunlarını da ortadan kaldırabileceğini fark edebiliriz. Başka bir yönden oyunlar, sinemalar ve bunlara benzer ortamlardaki etkileşimleri artırarak hizmet sektörüne de farklı bir boyut katabilir. Yani, geliştirilen duyuların internetinin hayatımızın her noktasında görebileceğimiz bir teknoloji olacağını varsayabiliriz. Ayrıca bunların hepsi uzak bir gelecekte değil, sadece 2030’a kadar mümkün olabilir.


Bu yazımızda genel olarak gelecekte karşılaşabileceğimiz dijital duyma duyumuzdan bahsettik. Koklama ve duyma duyularımız hakkında konuşurken tatma duyumuzdan bahsetmesek olmazdı. Serimizin 3. yazısında dijital aroma denilen gelecekteki tatma duyumuzdan bahsedeceğiz.

Kaynak: Interesting Engineering Bu içerik Can Duru tarafından gelecekburada.net için hazırlanmıştır ve basılı veya çevrim içi yayınlarda dağıtımı konusunda hakları elinde tutar. Kaynak göstererek (ve link vererek) paylaşabilirsiniz.