• Can Duru

Terradepth: Otonom Denizaltılar ile Okyanusu Keşfediyor

Dünyanın dörtte üçü sularla kaplı bulunuyor ve bu oranın neredeyse %97’si okyanuslardan oluşuyor. Peki, biz bu okyanuslar hakkında ne biliyoruz? Dünyamızda şu an için Pasifik, Atlantik, Hint ve Arktik Okyanus’ları olmak üzere 4 tane okyanus bulunuyor. Yapılan araştırmalar sonucunda Güney Okyanusu adında bir su kaynağı daha olduğu düşünülüyor ancak henüz kanıtlanabilmiş bir keşif olma özelliğini taşımıyor. Okyanuslar ortalama 3794 metre ile en fazla 11022 metre derinliğe ulaşabiliyor. İnsanların elinde olan teknolojiler ve araçlarla ancak spesifik noktalarda 10000 metreye inmek mümkün olabiliyor. Bundan dolayı okyanusların derinliklerinin nasıl bir yüzeye sahip olduğunu ve burada nelerin bulunduğunu henüz kimse öğrenebilmiş değil.

Okyanusun derinliğini anlatan bir görsel
Okyanusun derinliğini anlatan bir görsel

Okyanuslarımızın %80’inden fazlasına ulaşamadığımız için araştırmacılar ve keşif yapan insanlar tarafından okyanusların derinlikleri haritalandırılamıyor. ‘Teknoloji’ ve ‘Girişim’ gibi sektörlerle alakalı yazılar yayınlayan Forbes’in son yayınladığı bir rapora göre Austin, Texas merkezli bir girişim Terradepth, haritalandırılmaların yapılmasını sağlayabilecek bir denizaltıyı okyanuslara gönderdi. Dünya okyanusları hakkındaki bilgiyi artırmak ve somut hâle getirmek amacıyla gönderilen Abraham adındaki bu özerk denizaltının, şu an için sadece okyanusların %20’sini keşfedebildiği düşünülüyor.

Terradepth’in geliştirdiği denizaltıya ait bir görüntü
Terradepth’in geliştirdiği denizaltıya ait bir görüntü

İki eski Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından kurulan Terradepth şirketi, Abraham ile okyanuslar hakkındaki bilgilerimize katkıda bulunurken, 60 gün boyunca denizde çalışabilecek ve bu şekilde hiç girilmemiş yerlere girebilecek otonom bir denizaltı inşa etmeyi hedefliyor. Görünmezlik Pelerini gibi teknolojilerin yapıldığı zamanda otonom bir denizaltı yapmak kulağa basit geliyor olabilir fakat araştırmacılara göre hiç de basit olmuyor. Denize girdiğimizde hissettiğimiz basıncın 1100 kat fazlasına maruz kalabilecek bu denizaltının otonom olarak 60 gün araştırmasını sürdürebilmesi için bütün sistemlerin en iyi şekilde geliştirilmesi ve korunması gerekiyor. Terradepth’in kurucu ortaklarından biri ve eş-CEO’su Joe Wolfel, bu projenin gerçekleşmesi için muhtemelen on yıl ve milyarlarca dolarlık yatırım gerekeceğini belirtiyor. Şirket şu anda 8 milyon dolar fon topladı ve iş birliği yapacak daha fazla ortak arıyor.


Terradepth’in Otonom Denizaltısı

Uzay araştırma robotiğinde büyük yeniliklerden esinlenen iki kurucu deniz komutanı, okyanusların keşfi konusunda SpaceX’in uzaya yüzlerce uydu göndererek herkese internet sağlaması gibi gerçekleştirdiği akıl almaz uzay çalışmaları kadar yıkıcı yenilikler gerçekleştiren bir şirket kurmak için yola çıktı. Terradepth otonom denizaltısı çoktan işe koyuldu ve ilk prototiplerden birini üretmeyi başardı. Geliştirilen mevcut prototipi dizel arabalarda da yakıt olarak kullanılan dizel ışığı kullanıyor ancak hem doğaya çok zararlı olduğu için hem de dizel ışıklar 6 ay gibi uzun süre boyunca denizaltına enerji sağlayamayacağı için şirket, nihai üretim modelinde bir dizel yerine uzun zaman boyunca etkisini sürdürebilen hidrojen yakıt hücresi kullanmayı planlıyor.


Dizel ışık gibi alışılagelmiş elektrik üretim sistemleri yakıtın içindeki enerjiyi elektriğe dönüştürmek için ilk olarak yanma reaksiyonunu kullanıyor ve daha sonra karışım oluşturularak bir sürü işlemden geçiyor. Bu sistemde gerçekleştirilen her ara prosedür enerji kaybına yol açıyor ve dolayısıyla verimi büyük ölçüde düşürüyor. Tahmin edebileceğiniz gibi 6 ay boyunca suyun derinliklerinde kalacak olan bu teknolojik denizaltı için de verim en önemli unsurlardan biri olma özelliği taşıyor. Kullanılması planlanan hidrojen yakıt hücresinde ise yakıtın enerjisini elektrokimyasal reaksiyon sayesinde doğrudan elektrik enerjisine dönüştürülebiliyor. Yakıt ile oksitleyici farklı bölmelerde yer alırlar, geleneksel üretim sistemlerinden farklı olarak yanma reaksiyonu gerçekleştirerek karışmazlar ve elektron aktarımıyla sürdürülen bu sistem ile dizel ışıklarda enerji elde etmek için birçok prosedürden kurtulmak mümkün olabilir.

Hidrojen yakıt hücrelerini anlatan bir görsel
Hidrojen yakıt hücrelerini anlatan bir görsel

Terradepth’in prototip denizaltısı, okyanusun derinliklerine insan kontrolü olmadan çıkabilmesi için birçok kontrolden geçiyor. Şirketler hakkında gelişmeleri yayınlayan Business Wire’daki bir yazıya göre bu yıl mart ayında yayınlanan sonuçlarla, geliştirilen sistem Teksas’ta bulunan Travis Gölü‘ndeki birinci aşama denemelerini başarıyla tamamlayabildi. Bu başarının ardından, su alanındaki en ünlü ve önemli şirketlerden biri olmayı planlayan Terradepth’in ürünü, önümüzdeki aylarda denizde test edilmek üzere birkaç gün içinde Meksika Körfezi‘ne doğru yola çıkmış olabilir.

(Terradepth’in ilk testlerini anlatan ve ürünü tanıtan bir video)


Şirket yaptığı bir basın açıklamasında, ilk aşama testlerinin “şirketin insansız denizaltısının sualtı verilerini toplayabildiğini, verileri işleyebildiğini, içe aktarma özelliklerini anlayabildiğini ve insan müdahalesi olmadan otomatik olarak yeniden görev yapabileceğini kesin olarak gösterdiğini” açıkladı. Bu açıklamalar ile anlayabiliriz ki günümüzün en gelişmiş otonom sistemlerinden birine sahip Tesla’dan bile gelişmiş olabilecek bir denizaltının geliştirilmesi konusunda neredeyse sona yaklaşılmış bulunuyor.


Terradepth okyanusun derinliklerini insanlara duyurmak istiyor

Deniz komutanlarının Terradepth şirketi, topladığı verileri analiz etmek için yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanarak dünya okyanuslarının haritasını çıkarmayı önemli ölçüde kolaylaştırmayı amaçlıyor. Şirketin kurucu ortağı ve eş-CEO’su Judson Kauffman, Forbes ile yaptığı bir röportajda, “İnsanın analiz yapabilme yeteneğini ve nesne tanımayı özelliklerini robotun kendisine koyduklarını belirtiyor. Diğer bir anlatımla, şirket insansı özellikleri yerine getirebilen ve analizlerinden sonuç çıkarabilen yapay zekâ destekli bir robot geliştirdiklerini iddia ediyor.

Yapay zekânın yüzlerce insan beynini kontrol ettiği bir görüntü
Yapay zekânın yüzlerce insan beynini kontrol ettiği bir görüntü

Ayrıca yeni teknolojilere odaklanan Amerika merkezli Fast Company ile yapılan bir röportajda, Judson Kauffman Google Earth gibi bir teknolojinin okyanuslar için yeni bir versiyonunu geliştirmek istediğini belirtiyor. Bu yeni geliştirilen sistem ile robotun hâkim olduğu derinlik, bulunan canlılar gibi verileri kaydeden bulut tabanlı bir okyanus veri yönetim sistemini kullanarak otonom denizaltı tarafından toplanan temel verileri bütün insanların kullanımına sunarak okyanusun derinlikleri hakkındaki bütün merakları gidermeyi hedefliyor. Umarız bu teknoloji sayesinde bir okyanus canavarıyla karşılaşmayız!


Yakın bir gelecekte geliştirilebilecek Terradepth’in gerçekleştirdiğine benzer projeler ile okyanuslar hakkındaki bilgimizi ve farkındalığımızı artırarak, su kaynaklarımıza nasıl zarar verdiğimizi daha iyi anlayabiliriz. Bu sayede çevreyi koruma konusunda daha iyi kararlar alarak gelecekte yapılacak teknolojiler için güzel bir dünya bırakabiliriz. Kim kendi suyumuzu ürettiğimiz, açık havada telefonlarımızı şarj edebildiğimiz ve dijital evcil hayvanlarımız ile sosyalleştiğimiz bir gelecek istemez ki!

Kaynak: TechCrunch, Interesting Engineering, Business Wire Bu içerik Can Duru tarafından gelecekburada.net için hazırlanmıştır ve basılı veya çevrim içi yayınlarda dağıtımı konusunda hakları elinde tutar. Kaynak göstererek (ve link vererek) paylaşabilirsiniz.